Hakkımızda

Saraylı Bağ Evi’ne Hoşgeldiniz.

Tekirdağ’ın Saray ilçesindeki üzüm bağını ilk gördüğümde yıl 1992 idi. Mütevazi biraz da bakımsız kalmış bir bağdı. Başlangıçta doğa ile iç içe olmak istediğim için bağdan çok arazinin içine inşa edeceğim evle ilgilendim. Zaman içerisinde araziyi ağaç ve üzüm türleri açısından da geliştirdim. Bağ evimi doğayı seven arkadaşlarımla geçirdiğimiz mutlu anlardan sonra; üzümler, ağaçlar hatta bahçesindeki çimenler bile güzelleşti.

Birkaç sene içinde yüzde yüz organik yetiştirilmiş sofralık üzümleri dostlarımla paylaşmaya başladım. Ben emeğimi ve sevgimi verdikçe toprak da karşılığını verdi; sofralık üzümlere şaraplık türler eklendi. Asmalar salkımların ağırlığını taşımaz oldu. Tek bir üzüm tanesini bile ziyan etmemek için organik şaraptan sonra organik sirke ve son derece besleyici pekmez de üretmeye başladım. Diktiğim ağaçların dalları yapraktan çok meyve doldu; bunlar lezzeti ve aroması benzersiz meyvelerdi. Çiçekler renk renk kelebeklere, hamarat arılara yuva oldu. Bahçedeki havuz, suya hasret her türlü canlıya ama en çok da neşeli kuşlara vaha oldu.

Bir gün, “Toprağın ve doğanın benimle paylaştıklarını ben de başkalarıyla paylaşmalıyım” diye düşündüm ve sizin gibi misafirlerimi ağırlamaya başladım.

Ergun Özden

Hakkımızda

Saraylı Bağ Evi’ne Hoşgeldiniz.

Tekirdağ’ın Saray ilçesindeki üzüm bağını ilk gördüğümde yıl 1992 idi. Mütevazi biraz da bakımsız kalmış bir bağdı. Başlangıçta doğa ile iç içe olmak istediğim için bağdan çok arazinin içine inşa edeceğim evle ilgilendim. Zaman içerisinde araziyi ağaç ve üzüm türleri açısından da geliştirdim. Bağ evimi doğayı seven arkadaşlarımla geçirdiğimiz mutlu anlardan sonra; üzümler, ağaçlar hatta bahçesindeki çimenler bile güzelleşti.

Birkaç sene içinde yüzde yüz organik yetiştirilmiş sofralık üzümleri dostlarımla paylaşmaya başladım. Ben emeğimi ve sevgimi verdikçe toprak da karşılığını verdi; sofralık üzümlere şaraplık türler eklendi. Asmalar salkımların ağırlığını taşımaz oldu. Tek bir üzüm tanesini bile ziyan etmemek için organik şaraptan sonra organik sirke ve son derece besleyici pekmez de üretmeye başladım. Diktiğim ağaçların dalları yapraktan çok meyve doldu; bunlar lezzeti ve aroması benzersiz meyvelerdi. Çiçekler renk renk kelebeklere, hamarat arılara yuva oldu. Bahçedeki havuz, suya hasret her türlü canlıya ama en çok da neşeli kuşlara vaha oldu.

Bir gün, “Toprağın ve doğanın benimle paylaştıklarını ben de başkalarıyla paylaşmalıyım” diye düşündüm ve sizin gibi misafirlerimi ağırlamaya başladım.

Ergun Özden

Saraylı Bağ Evi

Toprakla uğraşan insan gani gönüllü olur, nankörlük nedir bilmez. Yüreği yumuşak, eli açık olur. Çünkü toprağa sevdalıdır. Toprak da sevdaya kayıtsız kalmaz. Kendisini çorak bir arazi olmaktan kurtaran insana karşılığını fazlasıyla verir. Kuş uçmaz, kervan geçmez bozkırların, unutulmuş bataklıkların, üzerinde ot bitmeyen çöllerin nasıl olup da cennet köşesine döndüğünün sırrı da budur…

https://www.facebook.com/saraylibagevi